Daha iyi bir deneyim için lütfen tarayıcınızı CHROME, FIREFOX, OPERA veya Internet Explorer'a değiştirin.
Kastamonu’da “Kadının Özgürlüğü ve Kader Yürüyüşü“ konferansı düzenlendi

Kastamonu’da “Kadının Özgürlüğü ve Kader Yürüyüşü“ konferansı düzenlendi

Kastamonu’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Kadının Özgürlüğü ve Kader Yürüyüşü” konferansı gerçekleştirildi.

Kastamonu Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince Bilgehan Bilgili Konferans Salonunda düzenlenen konferansta konuşan Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, kimsenin anne ve babasını, cinsiyetini seçme hakkına sahip olmadığını dile getirdi.

Özellikle kızların ergenlik çağında “Keşke dünyaya kadın olarak gelmeseydim” dediğini ifade eden Aktaş, kızların kendi cinsiyetinden hoşnut olmamaları nedeniyle bunu özgürlük için söylediğini kaydetti.

“Kadın olmak ya da erkek olmak değil, toplumun insan olma problemi var.” diyen Aktaş, “Dünya, insanlık çok büyük problemler yaşıyor. Savaş, yoksulluk, göç, eşitsizlikler en çok çocuk ve kadını mağdur ediyor. Bu dönem temel problemimiz bu.” ifadelerini kullandı.

Erkek ve kadınların hedeflerinin değiştiğini anlatan Aktaş, “Erkeklerin birinci hedefi okulu bitirmek işe girmek. Kadınların ise okulu bitirip evlenmekti ama bu durum değişmeye başladı. Artık kadınlar da okulu bitirelim işe girelim diyorlar. Ne yazık ki kadınların sadece yüzde 30’u istihdamda.” diye konuştu.

Evlilik yaşının yükseldiğini dile getiren Aktaş, şöyle devam etti:

“Erkeklerin evliliği 27-28 yaşlara, kadınlarda da 25’lere yükseldi. Kadın grubu benim biricik annem demeye başlamadan evlenmemeli. Erkeklerde de aslan babam beni yetiştirmek için neler yapmışsın dedikten sonra evlenmeye hazır deriz. Kadın ve erkeğin birlikte uyum içinde olması iki tarafın da kendini özgür ve içine sinen bir ben ile tanımlamasıyla mümkün.”

Bir toplum için adaletin çok önemli olduğunu aktaran Aktaş, “Adalet içinde olmayan bir toplumsal yaşamda kadın özgür değilse erkek de o kadar az refahtan pay almıştır. Bir toplumun yüzde 50’sini oluşturan bir grup geri kalmışsa yüzde 50’sinin kalkınma şansı yoktur.” dedi.

Kaynak: AA

yorumunuzu bırakın

Üst Mobilde Kullan
Mobilde Kullan